Müzik endüstrisi ile yaklaşık 4 aydır flört ediyorum. Artık bazı icraatları hayata geçirme zamanımız yaklaşıyor. Müzik endüstrisinin geçmişini, bugünü uzun bir süre inceledim ve bir rapor hazırladım. Birlikte çalışacağım prodüktör arkadaşım Cengiz Köroğlu ve tasarımcı arkadaşım Kübra Behen'le paylaştığım raporun içinde
futurism başlıklı bir bölüm vardı. O bölümdekileri sizlerle paylaşmak istiyorum:
Futurist Kesildiğim Zaman...İnternet müzik kütüphanesi olacak.
Downloading ölecek, streaming yaygınlaşacak (Kaydetmeden, arşivlemeden her yerden müziğe ulaşabilme imkanı)
Online yayıncılık teknolojisi gelişecek, yaygınlaşacak.
Müzikle ilgili internette daha çok mecra yer alacak. Kirlenen mecralar temizlenecek / elenecek. Mecralar seçici olmaya, uzmanlaşmaya yönelecek.)
Home Entertainment yerini Mobile Entertainment’a bırakacak. (Her hangi bir yer - teknoloji sayesinde - istenilen ortama dönüştürülebilecek.) - Cacooning, Tribalization trendlerinin etkileri
Ses-Görüntü teknolojisi gelişecek. Sanal alanlar 3 boyutlu olarak yaratılabilecek. Bu alanların içinde dolaşabilir, dokunarak değişiklikler yapabilir ve 5 duyumuzla her şeyi hissedebilir hale geleceğiz. (Bu sunum teknolojisi bugün var.)
Müzik insanların ruh halini (mood) etkileyen en güçlü silah. Müzik görsel, dokunabilir, hissedilebilir hale gelecek.
Görsel iletişim tasarımı, sanat yönetmenliği, tasarım kültürü ve yönetimi, moda tasarımcılığı, stilistlik, iletişim uzmanlığı, psikoloji, nano-teknoloji bu pazar için önemli hale gelecek.
Virtual Reality versus Real Reality. Pazar insanlara iki türlü deneyim sunacak. Pazar faklı dinamiklerle birlikte şekillenirken büyüyecek.
Globalization versus Tribalization. Sanatçı fanları, bu iki durumdan etkilenecek.
iPod vb. teknolojiler duyma bozukluğuna ve duyma hassasiyetinin azalmasına sebeb olacak.
Plak şirketlerinin hali hazırdaki yapısı ölecek. Prodüktörlerin dönemi başlayacak.
Plak şirketleri albüm satışında ısrar ederse batacak.
Prodüktörler, menejerler, müzik pazarlama uzmanları, iletişim tasarımcıları ve medya müzik endüstrisinde söz sahibi olacak.
Plak şirketleri kurum, prodüktörler marka haline gelecek.
CD ölecek - klasikler arasında yerini alacak.
Prodüktörlerin liderlik ettiği sanatçılar ön plana çıkacak. (Günümüzdeki örnekleri Timbaland, Pharell Williams, Jay-Z vb.)
“Müziğini de prodüktörlüğünü de kendin yap” yaygınlaşacak. Ancak markalaşmış prodüktörlerin önüne geçmeleri zor olacak. Pazar bu anlamda ikiye bölünecek: Bağımlılar versus Bağımsızlar
Her zaman starlar olacak ancak adını bilmediğimiz pek çok sanatçı çıkacak. Müzik endüstrisindeki sanatçı sayısında artış yaşanacak.
Sanatçı olarak ayakta kalmak için yeni şarkıları sürekli üretiyor olmaları gerekecek.
Unutulmamak için müzikte nitelik ön plana çıkacak.
İlla albüm yapmak gerekmeyecek. İnternetten dolayı ürettiğin bir şarkıyı dahi pazarlayabilir durumda olacaksın. (Snack-Culture: Üretimle ilgili sürekli beklenti yaratmak ve çabuk tüketilir olmak. Information Age önemli ama devir Attention Age)
9/8’lik müzik anlayışı sona erecek. İnsanlar müziği çabuk zaplamaya başladı. Sonuna kadar şarkımızı dinletmek istiyorsak, onları müziğin kendisiyle şaşırtmamız ve sürekli dikkatlerini üzerimizde tutmamız gerekecek.
MP3, kalitesiz ses verdiği için ölecek. Başka uzantılar ön plana çıkacak. (HD DVD, Bluray, HD TV vb.)
Müzik sanat olmaktan biraz uzaklaşıp, eğlence pazarlamasının bir parçası haline gelecek. Markalar müziğin önemi hakkında farkındalığını yükseltecek - bu alana yatırım yapılacak. (Ör. Nokia, Miller, Efes, Camel vb.)
“Müzik tasarımı” devri başlayacak. 'Kafama göre yazarım' devri bitecek. Fikir-tema ile müzikler tasarlanıyor olacak.